Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/4079 · K. 2024/8690
Bir pasaj seçin; açılan araçtan not ekleyin veya metni vurgulayın.
5. Hukuk Dairesi 2024/4079 E. , 2024/8690 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3187 Esas, 2023/2858 Karar
DAVA TARİHİ : 06.01.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/2187 Esas, 2023/355 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın Denizli ili, Pamukkale ilçesi, İstiklal Mahallesi ... Cad. No:71/3 D:7 adresinde bulunan Kılıç Apartmanında bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalıların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) hiçbir gereğini yerine getirmediğini, ortak kullanım alanlarını keyfi bir şekilde kullandıklarını davalının mimari projeye aykırı davrandığını, çatı katında bulunan odaya ek ilaveler yaptığını, bu bölümde davalının anne ve babasının yaşadığını, çatı katının girişine duvar ördüğünü, diğer kat maliklerinin çatıya çıkışlarının engellendiğini, apartmandaki asansörün şartelini indirdiklerini, asansörün motor kısmında oynamalar yaptıklarını, bu nedenle asansörün arızalandığını, davalı tarafın apartmanın temizliğine katılmadığını, hatta apartmanın girişini çöp, kum, taş vs. torbaların kapattığını beyan ederek davalının ortak kullanım alanlarına uygulamakta olduğu tecavüzün kaldırılmasını, davalının bu alanlarda yapmış olduğu değişikliklerin ortadan kaldırılmasını ve alanların eski hale getirilmesini, asansörün ve asansörün motor kısmına verilen zararların giderilmesini asansörün kullanılabilir hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, müvekkillerinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, asansörde meydana gelen arızanın yapı ruhsat izninden kaynaklanan bir sorun olduğunu, apartman projesinde ruhsat izni alınırken aykırılıklar olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar yöneticinin ortak alana müdahalenin önlenmesi davası açmasına dair izin veya icazet verilmesine dair hiçbir kararın bulunmadığı belirtilmiş ise de binanın düzeninin sağlaması ve aidatların toplanması yönünde verilen genel yetkilerin eldeki davanın açılması yetkisini içerecek şekilde geniş yorumlanamayacağı yönündeki değerlendirilmeye katılmanın hukuken mümkün olmadığını, Yöneticinin eldeki davayı açmaya yetkisinin bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, Kat Malikleri Kurulu karar defterinde; yöneticiye binanın düzenini sağlamak, aidatların toplanması yönünde usulüne uygun şekilde yetki verildiğinin görüldüğünü, yöneticinin görev ve yetkisi arasında ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesi ve bu hususta gerekirse dava açıma yetkisi de bulunduğunu, eldeki davada yöneticiye apartmanın düzenin sağlanması yönünde yetki verildiğinin açık olduğunu, eldeki davanın, apartmanın düzenini sağlamaya yönelik olduğunu, hukuken başvurulacak yolun, açılacak davanın kat malikleri tarafından bilinmesini beklemek hayatın olağan akışı ve kanunun amacı ile bağdaşmadığını, yine yargılama aşamasında kat maliki olan tanık, Mürşide Sarı ile kat maliki tarafından yetkilendirilmiş tanık Hüseyin Oğuz'un dinlendiğini ve tüm kat malikleri tarafından, eldeki davayı açma yönünde yetki verildiğinin sabit hale geldiğini, bu yönde verilecek bir yetkinin yazılı olması yönünde emredici bir hüküm de bulunmadığını, yerel mahkeme kararı hak arama hürriyeti önünde engel teşkil edecek nitelikte olduğunu, davalı tarafların haksız ve hukuksuz eylemlerinin önlenmesi amacı ile ''apartmanın düzeninin sağlanması yönünde'' yöneticiye verilen yetkinin yeterli olduğunu, aksi durumun varlığı halinde hukuka duyulan güvenin zedeleneceğinin izahtan yoksun olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacıvekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu ve 33 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.