Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/487 · K. 2024/4141
3. Hukuk Dairesi 2024/487 E. , 2024/4141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1634 E., 2023/2100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/388 E., 2021/375 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurumun 12.08.2020 tarihli ve 9457568 sayılı yazısı ile sözleşmenin feshedileceğinin bildirilmesi üzerine, davacı tarafından Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/329 E. sayılı dosyası ile sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptali ve ihtiyati tedbir istemli dava açıldığını, Mahkemece bu dosya üzerinden sözleşmenin feshi işleminin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak bu dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılarak 30.12.2016 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, sözleşmenin feshi işlemine ilişkin olarak bu defa Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/85 E. sayılı dosyası üzerinden yeniden dava açıldığını ve 19.09.2017 tarihinde sözleşmenin feshi işleminin durdurulması için tedbir kararı verildiğini, ancak davalı Kurum tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilen 30.12.2016 tarihinde ihtiyati tedbirin kendiliğinden ortadan kalktığını, 30.12.2016 tarihi ile 19.09.2017 tarihleri arasında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı ve davacı eczacı ile davalı Kurum arasında ilaç teminine ilişkin Protokolün yürürlükte bulunmadığı gerekçesiyle, bu dönemde hak sahiplerine temin edilen reçete bedellerinin iadesinin gerektiğinden bahisle 1.036.276,43 TL'nin tahsil edileceğini davacıya bildirdiğini, oysa ki davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın 20.09.2017 tarihinde kesinleştiğini ve ihtiyati tedbirin bu tarihte kendiliğinden ortadan kalktığını, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kesinleşmeden bu defa 19.09.2017 tarihinde Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/85 E. sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen ihtiyati tedbir kararları nedeniyle taraflar arasındaki ilaç teminine ilişkin Protokolün her zaman yürürlükte bulunduğunu, yapılan işlemin taraflar arasındaki Protokol, SUT ve HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin düzenlemelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı Kurum işleminin iptali ile bu miktar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.