İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2024/7010 · K. 2024/9825
- Esas No
- 2024/7010
- Karar No
- 2024/9825
- Karar Tarihi
- 19.11.2024
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2024/7010 E. , 2024/9825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1252 E., 2024/1212 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmadığına, mağdurun kendi telefonu ile çektiği ve dosyada delil olarak bulunan video kaydının duruşmada izlenip sanık ... müdafiine diyeceklerinin sorulmaması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğine, Mahkemenin eksik inceleme ve araştırma ile karar verdiğine, eylemin rıza ile gerçekleştiğine ve sanığın, mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğüne, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olup bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın aynı zamanda mağdurun ustası olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3.d maddesi uyarınca da cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair mağdurun aşamalardaki kısmen çelişki içeren beyanları, Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.06.2023 tarihli ''anal yoldan cinsel istismara maruz kaldığı konusunda fiziksel herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığı'' na dair rapor ile savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü mağdura yönelik istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2024 tarihinde karar verildi.