İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/7928 · K. 2024/11111
- Esas No
- 2024/7928
- Karar No
- 2024/11111
- Karar Tarihi
- 14.11.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/7928 E. , 2024/11111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/400 E., 2024/1477 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/177 E., 2023/231 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde, 01.04.2005-05.09.2017 tarihleri arasında makine teknisyeni olarak aralıksız çalıştığını, ancak davalının uzun süre sigortasız çalıştırdığını, 2011 yılında kısa bir dönem 10.06.2011-31.01.2012 arasında davalının ortağı olduğu ... Turizm İnşaat Ticaret Ltd. Şti'nde sigortalı olarak gösterdiğini, sonrasında ise 29.03.2014 tarihinde kendi şahıs şirketinde sigorta girişini yaptırdığını, 05.09.2017 tarihinde de sebepsiz olarak işten çıkarttığını, davalı tarafın 22.02.2012 tarihinde diğer çalışan ... ve kendisini ortak göstererek Duvan İnşaat Ticaret Limited Şirketini kurduğunu, ancak bu şirketin işlevinin olmadığını ve içi boş şirket olarak kaldığını, 01.10.2013 tarihli belgede de aylık 2.000,00 TL net ücretle çalıştığının anlaşıldığını beyanla 01.04.2005-05.09.2017 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5510 sayılı Kanun kapsamında beş yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, yani 4857 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi kapsamında iş sözleşmesi niteliğinde hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığını, aksine 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 620/1. maddesi kapsamında adi ortaklık mahiyetinde bir hukuki ilişkinin mevzu bahis olduğunu, zira bu durumun 04.01.2007 tarihli taraflarca imzalanmış sözleşme ile ve aynı tarihli tutanaklar ile sabit olduğunu, yine davacının ortaklığı sona erdirdiğine dair 17.10.2017 tarihli imzalı belgenin de mevcut olduğunu, buna göre adi şirket ortaklarının, aynı şirkette bir hizmet akdine dayalı olarak çalışmaları yasal olarak mümkün olmadığı ve ancak Bağ-Kur'lu olarak çalışmalarının mümkün olduğundan dolayı davacının hizmet tespitine ilişkin haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının davalı iş yerinde çalışan diğer ortak (adi ortaklık ortağı) ... gibi davalı iş yerinde SGK kapsamında çalışan olduğu ancak 29.03.2014-05.09.2017 arasında SGK kaydı bulunduğundan dolayı bu dönem tespit harici olarak; SGK kaydının bulunmadığı, 04.01.2007-09.06.2011 ile 01.02.2012-28.03.2014 arasında ise 4857 sayılı Kanun'un 4/a bendi kapsamında çalıştığı kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne, davacının 04.01.2007-09.06.2011 ile 01.02.2012-28.03.2014 arasında davalı ...'a (T.C. kimlik no: [TCKN MASKELENDİ]) ait iş yerinde 4857 sayılı Kanun mad. 4/a bendi kapsamında 2373 gün asgari ücretli olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının, davalının ortağı olduğu şirket iş yerinden 10.06.2011-31.01.2012 tarihleri arasında ve davalı adına tescilli işyerlerinden 29.03.2014-05.09.2017 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davacı ile davalı arasında 04.01.2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesi bulunsa da davacı-davalı ve bordro tanıklarının beyanlarından taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğu anlaşıldığından hizmet tespiti isteminin kısmen kabulüne ve ücretin tespiti istemine ilişkin olarak ise yazılı delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir belge olmadığından prime esas kazanca dair istemin reddine dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı ve fer'i müdahil vekilleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya cevap dilekçesi ekinde sundukları, taraflarca imza altına alınmış 04.01.2007 tarihli sözleşme, aynı tarihli yine taraflarca imzalanmış tutanaklar, davacıya hissesi oranında yapılan "kar payı" ödemesini gösterir davacının imzasını barındıran ön muhasebe kayıtlarına ilişkin dokümanlar ve davacının kendi el yazısı ile "... İnş." başlığını atarak "2007 yılından bu yana yapmış olduğumuz ortaklıkta anlaşarak haklarımı ...'a devrettim." şeklinde ibareye yer vererek imzaladığı 17.10.2017 tarihli belgenin tek başına davanın reddini gerekli kıldığını, davacının bahse konu yazılı deliller karşısında başvurduğu yegane delil tanık beyanları olup hukuken yazılı deliller karşısında tanık beyanlarının dikkate alınma imkanı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sadece tanık beyanlarıyla yetinilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu beyanla usul ve Kanun'a aykırı olan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Adi ortaklık; Türk Borçlar Kanunu 620/1. maddesinde “Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir şahıs birliğidir.
3. Eldeki davada, dava dosyasının incelenmesinden, davacının davalıya ait iş yerinde 01.04.2005-05.09.2017 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istediği; davacının, davalının ortağı olduğu ... Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. iş yerinden 10.06.2011-31.01.2012 tarihleri arasında ve davalı adına tescilli iş yerlerinden 29.03.2014-05.09.2017 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davacı ile davalı arasında 04.01.2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu; 25.02.2020 tarihli duruşmada davacının 04.01.2007 tarihli sözleşme, ortaklık bedellerinin yazılı olduğu tutanak 1 ve tutanak 2 başlıklı belgeler ile 17.10.2017 tarihli, 2007 yılından bu yana yapmış olduğu ortaklıktaki haklarını anlaşarak davalı ...'a devrettiğini bildiren evrak altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği; İlk Derece Mahkemesince tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
4. Dosyada mevcut, davacı ile davalı arasında imzalanan 04.01.2007 tarihli sözleşme ve 17.10.2017 tarihli hisse devrine ilişkin belgede bulunan imzaların davacıya ait olduğu kendisi tarafından duruşmada ifade edilmiş bulunmakla, İlk Derece Mahkemesince davacının davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilen dönemde taraflar arasında hizmet akdine dayalı bir çalışma söz konusu olmayıp adi ortaklık ilişkisi mevcut olduğundan, anılan belgeler karşısında yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.