Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2024/815 · K. 2024/6109
1. Hukuk Dairesi 2024/815 E. , 2024/6109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2023/218 K. HÜKÜM : Usulden Ret Taraflar arasında görülen tapu iptali-terkin, müdahalenin önlenmesi, kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; Balıkesir ili, .... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 23 (yenileme ile 326 ada 10) parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine, bu kısma ilişkin müdahalenin önlenmesine, binanın yıkımına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemece; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; kararın temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra doğru olduğunun söylenemeyeceği, iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiğine değinilerek işin esasının ve dava konusu taşınmazın, 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı-kenar çizgisine göre değerlendirilmesi ve 3402 sayılı Kanun'un 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmünün gözetilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme isteği ise reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar onanmıştır. Karara karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/1283 Esas, 2022/9093 Karar sayılı kararı ile; çekişme konusu taşınmaza kadastro tespiti sırasında uygulanan tapu kayıtlarının, Hazinenin de taraf olduğu Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/381 Esas, 1972/553 Karar sayılı tescil ilamıyla oluştuğundan bahisle Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/381 Esas, 1972/553 Karar sayılı tescil ilamına esas olan krokinin mahallinde keşif yapılmak suretiyle zemine uygulanması, bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, dava konusu taşınmazın tamamının veya bir kısmının söz konusu krokinin kapsamında kalıp kalmadığının saptanması, tescil krokisine ait dosyanın bulunduğu yerden getirtilerek keşif sırasında dosya kapsamı da göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması, tescil krokisinin uygulanma kabiliyetinin olup olmadığı yönünde bilirkişilerden görüş istenmesi, oluşacak sonuca göre Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/381 Esas, 1972/553 Karar sayılı tescil hükmünün ve tescile esas krokinin eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturabileceğinin ve Hazineyi bağlayacağının düşünülmesi gerektiği gerekçesiyle önceki onama kararının kaldırılmasına, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 17.10.2023 tarihli ve 2023/10 Esas, 2023/218 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazın Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/381 Esas, 1972/553 Karar sayılı ilamında dava konusu olduğu, anılan kararın eldeki davanın tarafları açısından kesin hüküm sayılacağı gerekçesiyle HMK'nın 114/i ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.