İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/83 · K. 2024/8252
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2024/8252
- Karar Tarihi
- 25.11.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2024/83 E. , 2024/8252 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/88 Esas, 2023/1611 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/185 E., 2021/200 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait 2017/119199 başvuru numaralı marka başvurusunun, müvekkili şirketin markalarına dayanılarak yapılan itiraz sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile reddine karar verildiğini, anılan markanın müvekkilinin itirazı üzerine reddedilmiş olmasına karşın, tescili talep edilen marka örneğinden de çok daha fazla benzer şekilde kullanılmaya devam edildiğini, bu nedenle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2018/227 D.İş dosyası üzerinden delil tespiti talep edildiğini, bilirkişi raporunda davalı tarafa ait kulanım ve müvekkili markasına benzerliğinin açıkça görüldüğünü, markanın çeşitli platformlardaki kullanımı devam ettiğini, davalı, müvekkilinin tanınmış "..." markası ile iltibas yaratır nitelikteki markalı ürünlerin müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve kötü niyetli olduğunu, markasının tertip tarzı ve kullanım şekli itibari ile kelimenin anlamı olmadığını, bir markayı oluşturan kelimenin anlamının önceki markadan çok farklı da olsa, kelimeler fonetik ve görsel olarak benziyor ise sonraki markanın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkili adına tescilli markalarına kelime, genel görünüm, estetik, grafik, renk, kompozisyon, boyut, biçim ve tertip tarzı bakımından ayırt edilemeyecek, iltibasa neden olacak nitelikteki marka ile üretim ve satış yapmak, tecavüz teşkil eden markayı taşıyan ürünlerini kataloglarında, web sitesinde, instagram, facebook gibi sosyal medya hesaplarında vs..yayınlamak/yayınlatmak suretiyle gerçekleştirdiği tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı fiillerinin tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması ve men'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, markadan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen, satılan veya ithal edilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına, dergilerde, kataloglarda, instagram, facebook vs..mevcut tüm yayınların durdurulmasına/toplatılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli birden fazla markasının mevcut olduğunu, bu markalardan bir tanesinin de 8 yıldır kullanmış olduğu 2012 07162 başvuru numarasıyla "... ..." markası olduğunu, 30 yıldan fazladır tekstil alanında üretim yapıp satışını yaptığını, yerinde inceleme esnasında, uyuşmazlık konusu markanın bulunduğu bir ürüne rastlanmadığını, müvekkilinin kütü niyetli olmadığını, "..." markasının görselinde "..." veya "By" kelimesinin yer almadığını, kullandığı markanın "... ..." olduğunu, "..." markasının sade bir "..." yazısından ibaret olduğunu, tüketicinin, görselin sağında solunda herhangi bir ekleme olmadığını bildiğini, marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının ürün ambalajında ve etiketlerinde kullandığı görselin, ürünün tüketiciler tarafından davacı markası ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması gerektiğini, "NAVİ" sözcüğü müvekkilin doğmuş olduğu Malatya'da ve o yörelerde kullanılan Kürtçe bir sözcük olduğunu, Navi kelimesinin açılımı yapıldığında "NAV=isim veya içinde-arasında" anlamına geldiğini, görsel, işitsel ve anlamsal farklılıkların bariz olduğunu, "N" harfi ile ... kelimesi arasında marka görselinde herhangi bir bağlantı yapılmadan kullanıldığını, pano tarzına yerleştiriliş biçimi, tekstil alanında faaliyet gösteren herhangi bir mağaza gibi genel bir formatta olduğunu, renk benzerliği noktasında, kot pantolonu üzerine üretim yapan bir firmanın ... renk kullanması kadar doğal bir husus olmaması gerektiğini, Facebook, İnstagram üzerinde paylaşılan sosyal medyada kullanılan fotoğrafların delil olarak kullanılması hukuka aykırı olacağını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının davasının kabulü ile: davalının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, men'ine, tecavüz oluşturan, davalı yana ait "..." ibaresine havi ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan araçlara, bu ürünlerin yer aldığı kataloglara el konulmasına, sosyal medya hesaplarının yayından kaldırılmış olduğu anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,1.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına" karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek davadan önce yapılan delil tespiti sırasında, gerekse yargılama sırasında internet üzerinde yapılan incelemelerde; davalının ürünleri üzerinde "... JEANS" ibarelerini marka olarak kullandığı, bu kullanımlarında "..." ibaresinin daha küçük harflerle yazıldığı, "NAVİ" ibaresinin ön plana çıktığı, bazı kullanımlarda "NAVİ" kelimesinin başında yer alan "N" harfinin üst kenarından sola doğru bir çıkıntı yapılarak "M" harfine benzetildiği, ilk bakışta "..." şeklinde algılanabilecek şekilde kullanıldığı, markaların hitap ettikleri ortalama tüketici kesimi tarafından markaların karıştırılabileceği, davalının tanınmış marka olan davacı markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanabileceği, davalının marka kullanımının kendi adına tescilli 2012/07162 numaralı markasından çok farklı olduğu, bu farklılığın marka kullanım kılavuzunda tanımlanan küçük değişiklikler kapsamında olmadığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanını da talep edebileceği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 50, 51, 55/2 maddesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7,29 ve 149. maddeleri
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.