İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/9574 · K. 2024/10873
- Esas No
- 2024/9574
- Karar No
- 2024/10873
- Karar Tarihi
- 12.11.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/9574 E. , 2024/10873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2626 E., 2024/777 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 E., 2022/254 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1971 yılında ... ile evlendiği, bu evlilikten dört çocuğu olduğu, davacının eşi tarafından sürekli fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalması sebebiyle 2014 yılında boşandığı, davacının bir kızı ve torunu ile ... Mh. 2132 Cd. No:.../... Yenimahalle/Ankara adresinde ikamet ettiği, iş bu evin kirasını da boşandığı eşi ...'ın ödediği, iki oğlunun evli olduğu, bir oğlunun da Sincan/Ankara kapalı ceza evinde olduğu, boşandığı eşi ...'ın ise Sorgun/Yozgat'ta yaşadığı, ancak davacı ile ...'ın müşterek çocukları bulunması nedeniyle ...'ın çocuklarını ve torunlarını ziyarete cezaevindeki oğlunu görmeye ara sırada doktor randevularına Ankara'ya geldiği, geldiği zamanlarda ise evli iki oğlunda ve eşinden boşanmış halen daha davacı ile birlikte yaşayan kızında kaldığı, ...'ın davacının yaşamış bulunduğu evde kalacağı zaman ise evden ayrılarak bir iki günlüğüne akrabalarına gittiği, sosyal güvenlik denetmenlerinin davacının evine denetleme amacı ile bir gün gittiklerinde çocuklarını görmeye gelen eski eş ... ile karşılaştıkları, akabinde ise davacının boşandığı eşi ile birlikte olduğu gerekçesiyle ... ve ... tahsis numarası ile almış olduğu aylıkları 14.04.2014 tarihinden geçerli olarak kesilmesine şeklinde karar verildiği, Kurum denetmenlerinin eski eşi evde görme sebeplerinin davacının kızı ve torunu ile ikamet ettiği ev sahibi ile aralarında kiraya ilişkin bir sorun çıktığı, ev sahibinin birkaç aya ilişkin kirayı almadığını beyan etmesi eski eşin kirayı aslında elden vermiş olması sebebiyle bir anlaşmazlık çıkmasından dolayı eski eş ...'ın Ankara'ya gelerek hem çocuklarını görmek istemesi hem de ev sahibi ile olan bu anlaşmazlığı bir çözüme ulaştırmak istediği, davacının ise denetmenlerin geldiği vakitte evde olmayıp akrabasında olduğu iddiasıyla Sosyal Güvenlik Kurumunun ... ve ... tahsis numarası ile almış olduğu aylıkların 14.04.2014 tarihinden geçerli olarak kesilmesine ilişkin kararın iptaline, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, iptali istenen karar sebebiyle davacının almaktan mahrum kaldığı Kasım 2019 dahil olmak üzere dava tarihi arasındaki aylıklar toplamı şimdilik 2.000,00 TL nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacı yana ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, konu ile ilgili yasal mevzuat ve konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 08.08.2019 tarih 2019/407072/20 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporu, MEDULA sisteminden yapılan araştırma neticesinde ...'ın boşandıkları dönemde genellikle Ankara ili sınırları içerisindeki hastanelerde muayene olması, ...'ın eşinden boşandıktan sonra muayene olduğu sağlık hizmeti sunucularında adres bilgisi olarak davacının MERNİS kayıtlarında görünen adreslerinin kaydedilmesi, 29.11.2018 tarihinde Turgut Özal Mah. 2132. Cad. No:6A/29 Yenimahalle/Ankara adresinde yapılan çevre soruşturmasında dinlenen kişilerin davacı ve boşandığı eşinin beraber ikamet ettiklerini beyan etmiş olmaları, ...'ın beyanında ..., ... ve kızları ... ile beraber A Blok No:29 da ikamet ettikleri, ... ve ...'ın yaz aylarında memleketlerine gittikleri, kendisinin yaklaşık 6 yıldır site yönetiminde yöneticilik yaptığı ve son 2-3 aidatı ... ödediği bilgilerine ulaşılması, davacının ikamet ettiği adreste davacının boşandığı eşi ...'a rastlanılması, 08.07.2019 tarihinde ... Mah. Şehit ... Cad. Cumhuriyet Apt. No:23/6 Yenimahalle/Ankara adresinde yapılan çevresel soruşturmada ...'ın, ... ve ... yaklaşık 2-3 yıl kadar birlikte ikamet ettikleri, bu kişilerin boşandıklarını bilmediği ve yaklaşık olarak 3 yıl önce taşındıklarını beyan etmesi, ...'ın boşanmış olduğu dönemde ikamet adresinin Yozgat ilinde olmasına karşılık adına ... Mah. Şehit ... Sok No:23/6 Yenimahalle/Ankara adresinde 15.08.2016 tarihi itibari ile elektrik aboneliğinin bulunması, 04.01.2013 tarihi itibari ile doğalgaz aboneliğinin tespit edilmesi ve bu adresinde ...'ın mernis kayıtlarında görünen adreslerinden biri olması, davacı ile davacının boşandığı eşinin boşandıktan sonraki dönemlerde ilaçlarını aldığı bazı eczanelerin aynı (Nalan Semizler, Mevsim, Çalık) olması, davacının boşandığı eşinin davacının ikamet adresine gelip gittiği bazen de kaldığı şeklinde tanık beyanlarının olması, ... adına ... Mh. Şehit ... Sk. No:23/6 Yenimahalle/Ankara adresinde 01.11.2011 tarihinde abonelik yapılması ve aktif olarak kullanılması hususları hep birlikte göz önüne alındığında, davacı ile davacının boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıkları ve davalı Kurumun davacının ölüm aylıklarının 14.04.2014 tarihi itibariyle iptali işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik incelemeye dayalı ve salt hatalı bilirkişi raporunu esas alarak hüküm tesis edildiği, lehe beyanlarının nazara alınmadığı, farklı tarihlerde ilaç alımının fiilen birlikte yaşamaya delil olamayacağı, aleyhe harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, her ne kadar davacı tanıkları davacının boşandığı eşi ili birlikte yaşamadığını beyan etmiş iseler de bu beyanların davacıyı korumaya yönelik olduğunun ortada olduğu, tüm dosya kapsamından davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden Kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.