
Haberin özeti
Tasarruf finansman sistemi, banka kredisi kullanmadan konut veya taşıt sahibi olmak isteyenlerin başvurduğu alternatif bir yöntem olarak öne çıkıyor. Finansal Kurumlar Birliği verilerine göre sektörün müşteri sayısı 2026’nın ilk yarısında 1 milyon 549 bine ulaşırken, işlem hacmi 832 milyar TL, aktif büyüklüğü ise 501 milyar TL oldu.
1 Ekim’de yürürlüğe giren düzenlemeyle aynı şirketle yapılabilecek sözleşme sayısı ve finansman tutarları sınırlandırıldı. Bir müşteri, biri taşıt diğeri konut veya çatılı iş yeri için olmak üzere en fazla iki sözleşme yapabilecek. Taşıt finansmanında üst sınır 6 milyon 250 bin TL, konut ve çatılı iş yeri finansmanında ise 62 milyon 500 bin TL olarak belirlendi; tüm sözleşmelerin toplamı da bu tutarı aşamayacak.
Sistemdeki temel maliyet, genellikle sözleşme tutarının yüzde 7’si veya yüzde 8’i oranında alınan organizasyon ücreti. Bunun yanı sıra ekspertiz, ipotek veya rehin ve sigorta giderleri de doğabiliyor. İlk 14 gün içinde cayma hakkını kullanan tüketiciler organizasyon ücretini ve birikimlerini geri alabilirken, bu süreden sonra ve finansman tahsis edilmeden yapılan fesihlerde yalnızca tasarruf tutarı iade ediliyor. Finansmanın gecikmesi halinde ise şirketin temerrüde düşmesi ve tüketicinin hukuki yollara başvurabilmesi mümkün.
GYODER, sistemin yüksek konut kredisi faizlerine alternatif oluşturduğunu ancak teslimat sürecinde konut fiyatlarının artmasının tüketici açısından ek maliyet yaratabileceğini belirtti. OYDER de taşıt kredilerindeki sınırlamaların sisteme ilgiyi artırdığını, tasarruf finansmanının sıfır ve ikinci el araçlarda kullanılmasının alternatif sunduğunu ifade etti; ancak finansman süresince araç fiyatlarının yükselmesi halinde oluşan farkın tüketici tarafından karşılanabileceği uyarısında bulundu.



